Yağ Oranının Bağışıklık Üzeri̇ne Etki̇si̇

İdeal kilo aralığında kalmak görsel olarak hoş gözükmenin çok daha ötesinde önem taşıyan, sağlık açısından bir çok hastalıktan koruyucu etki gösterir.



Bel çevresi referans aralıkların üstünde olduğunda (Kadın: 80 cm altı, Erkek: 94 cm altı normal kabul edilir) diyabet, insülin direnci, metabolik sendrom gibi hastalıklara davetiye çıkardığını artık hepimiz biliyoruz değil mi? Peki bugünlerde çok daha fazla gündemimizde olan bağışıklıkla fazla kilonun ilişkisinden haberdar mısıız?

Vücut ağırlığınız ideal aralığın üzerine çıktığında yağ hücreleri genişler ve yağ dokusunda bir inflamasyon (yangı, iltihap) meydana getirir. Bu inflamasyon beyne tokluk sinyali gitmesini engelleyerek iştah artışına sebep olur ve kişiyi kısır bir kilo alma döngüsüne sokar. Çalışmalar göstermiştir ki; yağ hücrelerinde bu inflamasyon bağışıklığı düşürerek hastalıklara yakalanma riskini artırır.


Bugünlerdeki gündemimiz covid19 açısından değerlendirecek olursak; covid ölümlerinin çok büyük bir kısmı sitokin fırtınası yüzünden oluyor. Bağışıklık sistemi herhangi bir risk altındayken vücut sitokin denilen maddeler salgılayarak kendini savunmaya başlar. Bazı durumlarda bu sitokinlerin salınımı kontrolsüzce artar ve vücut kendi dokularına zarar vermeye başlar. Bu duruma sitokin fırtınası denir.

Fazla kilonun sebep olduğu lipoinflamasyonun, sitokin fırtınası riskini artırdığı bilimsel çalışmalarda ortaya konmuştur!



Kısa sürede sağlıklı bir şekilde ideal kilonuza kavuşmak sizi bir çok hastalık riskinden hızla uzaklaştıracaktır. Hekim ve diyetisyen kontrolü altında uygulanan Düşük Kalorili Ketojenik Diyet ile 1 ayda ağırlığınızın %10'unu tamamen yağ dokusundan olmak üzere kaybedebilirsiniz. Diyet süresince kas kütlenizin tamamı korunur dolayısıyla metabolizma hızında herhangi bir yavaşlama görülmezken verilen kilolar uzun yıllar boyunca korunur.