Popüler Ketojeni̇k Di̇yetler ve Düşük Kalori̇li̇ Ketojeni̇k Di̇yet (DKKD) Arasindaki̇ 7 Önemli̇ Fark

POPÜLER KETOJENİK DİYETLER

DÜŞÜK KALORİLİ KETOJENİK DİYET

Uzman kontrolü zorunluluğu olmadığından belli bir uygulama protokolü yoktur, tüketicilerin baz aldığı mobil aplikasyonlar ve forumlarda oldukça fazla bilgi kirliliği mevcuttur.

Bilimsel bir beslenme tedavisi yöntemi olduğundan diyetisyen veya hekim takibinde uygulanır. Ayrıca DKKD uygulamayı uygun kılan SDM Kalibra ürünleri diyetisyen veya hekim tavsiyesi olmadan satılmaz.

Çok yüksek oranda hayvansal kaynaklı protein ve doymuş yağ tüketildiği için kalp damar sağlığı negatif yönde etkilenir. Kolesterol, TG gibi kan değerlerinde yükselmeler görülebilir.

Özel içerikli besinlerle yapılan DKKD'de whey ve bitkisel protein bir arada tüketilir. Bu sayede keto diyetlerin aksine hem kalp damar sağlığını destekler hem de organ içi yağlanmanın azalmasını destekler.


Tüketilen proteinin miktarı ve kalitesi bilinmez. Protein kaliteli miktarda alınmazsa kas kayıpları görülebilir. Kas kaybı ise metabolizma hızının düşmesine sebep olur.

Kalibra gıdaları vücutta emilebilirliği çok yüksek olan whey, yumurta, bezelye ve buğday proteini içerir. Kaliteli ve vücudun ihtiyacını karşılayacak protein sağlandığı için kas kaybı görülmez ve metabolizma hızı korunur.

Genellikle bu diyetlerin protein oranı çok yüksektir. Vücudun ihtiyaçtan fazla protein tüketmesi böbrekleri yorar ve zararlı etkiler oluşturabilir.

Kişinin ihtiyacına göre kg başına 1- 1,2 g. protein tüketilir. Diyetisyen gözetiminde hesaplanan yeterli ve dengeli protein alımı sayesinde böbrekler üzerinde zararlı bir etki oluşmaz.

Diyetisyen kontrolü olmadığından vitamin-mineral doğru şekilde alınamaz ve yetersizlik görülür. Vitamin-mineral eksikliği ise sürekli yorgunluk, halsizlik, stres ve odaklanamama, saç dökülmesi gibi problemlere neden olabilir.

DKKD için özel olarak üretilmiş ihtiyacı karşılayan kompleks bir multivitamin takviyesi sayesinde herhangi bir besin yetersizliği ve buna bağlı negatif etkiler görülmez.

Havansal kaynaklı protein içeren gıdalarla uygulanan bu diyet yönteminde yetersiz lif alımı bağırsak sorunlarına yol açabilir.

Hem Kalibra ürünlerinin içinde hem de kontrollü sebze tüketimi sayesinde lif alımı oldukça yüksektir ve bağırsak sağlığı korunur.

Diyetisyen tarafından planlanmış bir geçiş diyeti yoktur. Diyt sonrasında hemen normal beslenmeye geçildiğinde verilen kiloların geri alınma ihtimali yüksektir.

Diyette zorunlu olarak uygulanan ve diyetisyen kontrolünde olan kademeli geçiş dönemi sayesinde verilen kiloların uzun yıllar korunduğu bilimsel çalışmalarca desteklenmiştir.